"Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır, ben onu kaybettim."
sabahattin ali - kürk mantolu madonna


Genel

Tarih: 10 Şubat, 2015 | İhsan Uzun

0

Batılılaşma Sürecinde 10 Türkiye Aydını

1-Namık Kemal

Batılılaşmanın Osmanlı’da bir ideoloji haline geldiği bir devirde yaşayan Namık Kemal, bu süreçte gerçek bir aydın tavrı göstererek hem doğuyu hem batıyı aynı anda görebilmiş, ülkesinin durumunu bu görüş açısıyla irdelemiştir. İmparatorluğun içinde bulunduğu zor şartlar, savaşların getirdiği büyük yıkımlar ve toprak kayıpları, yüksek vatan sevgisinin yarattığı heyecan içinde kurtuluş çareleri arayan şâirin bir taraftan politik meselelere yönelmesine, sanatını sosyal ve siyasi konulara açmasına sebebiyet verir.

 

2-Ahmet Hamdi Tanpınar

Ârafta kalmış bir Türkiye aydını olan Tanpınar, yaşamı boyunca anlaşılamamış, daha sonraki modern-postmodern tartışmalarının ardından romanları ilgi görmüş ve anlaşılmaya çalışılmıştır. Tanpınar, doğu-batı eksenli tartışmalarla modernizme bakmış ve bu kavramların yapısal olarak irdelenmesini romanları ve gazete yazıları aracılığıyla yapmıştır. Edebiyatımızın 19.yüzyıl tarihini yazan mezkûr aydınımızın Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Huzur romanları ünlüdür.

 

3-Peyami Safa

Tereddüdü köşe bucak yaşayan aydınımız Peyami Safa, cumhuriyetin ilk yılları ve sonrasında yazdığı romanlar ve denemeleriyle o döneme damgasını vurmuş, ve Türkiye toplumuna yön verebilmiş bir aydındır. Cumhuriyet sonrası meydana gelen köklü değişimleri içine sindirememiş ya da özümseyememiş, yerleşmiş inançları ile yeni değerleri arasında bocalayan Türk insanının geçirdiği sarsıntıyı romanlarında işler. Peyami Safa, cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye’de doğu-batı sentezi kavramını makale ve konferanslarıyla irdeleyen ilk aydınımızdır.

 

4-Oğuz Atay

Devrim sürekli koşuyorsa devrimdir.” diyerek beynimizi serinleten Oğuz Atay, Türkiye toplumunun gördüğü sayılı aydınlardan biridir. O da modernizm kavramını romanlarında ironili bir şekilde ele almış, toplumun geri kalmışlığını sorgulayan ve geleceğe yönelik düşünceleri olan bir münevverdir. “Sol akşamdan kalmadır.” diyerek, Türkiye’nin solunun bir cümlelik durumunu anlatır. Şimdilerde bunu dese herhalde bir linç kampanyası başlamış olurdu.

 

5-Kemal Tahir

Gerçek kendisini zor teslim eder, çünkü canlıdır. Canlı ve değişken olduğu için de bir kere teslim alınınca sürgit elimizde kalmaz.” Üzerinde saatlerce düşüneceğimiz bu cümlelerin sahibi Kemal Tahir’dir. Her doğruyu söyleyenler gibi o da acı çekti. Hapishane laboratuvarında Türk insanını tanıdı, tanıyabildi. Cemil Meriç onun romanları için şu ifadeyi kullanır:

Kemal’in romanları, hiçbir kilisenin sözcülüğünü yapmaz, herhangi bir tarikatın değil hakikatin emrindedir.

 

6-Cemil Meriç

Kendisini bir “fikir işçisi” olarak tanımlayan Cemil Meriç, Türkiye’nin kültür ve edebiyat hayatına çok ciddi katkılarda bulunmuş, toplum hayatına fikirleriyle yön vermiştir. Özellikle Bu Ülke adlı eseri Türkiye kültür hayatına önemli fikir bağlamları kazandırmış ve bazı sorunsalların tartış(tır)ılmasına ortam sağlamıştır. İdeolojiyi eleştirmesi ve sağ-sol tenkitleriyle aydınlığını sağlam temellere oturtmuş bir entelektüeldir.

 

7-Yaşar Kemal

Türk edebiyatının ve Türkiye toplumunun kültür hayatında önemli bir yere sahip olan Yaşar Kemal, röportajlarıyla ve romanlarıyla, tahayyülündeki toplumu arz etmiştir. İnce Memed ile haksızlığa ve zulme başkaldırıyı öğrendiğimiz romanından tutun da, Kürt sorunu ve diğer etnik ve dînî grupların sorunlarını hem romanlarında hem de röportajlarında dile getirmiştir. Yaşar Kemal, bu toprakların hissedilebilir aydınlarındandır.

 

8-Yahya Kemal

Kökü mazide olan âtî.” ifadesiyle bir nesli kendi zihninde muhayyel hâle getiren Yahya Kemal, şâirliği ve hocalığı ile Türkiye’ye ve toplumuna yön vermiş ve tesir etmiş bir aydınımızdır. Nurullah Ataç onun için şöyle diyor:

Öyle gelip geçici insanlardan değildir. Geçmiş yüzyılların insanlarıyla karışmış, gelecek yüzyılların insanlarına bizden haber götürecek bir şâirdir.

 

9-Ulus Baker

Türkiye’de cumhuriyet rejiminin başlamasından bu yana, Türk felsefe sistemine çeviri ve fikir olarak üst düzey katkıda bulunan Ulus Baker, Kıbrıslıdır. Deleuze’den tutun da Spinoza’ya kadar birçok filozofun görüşlerini incelemiş ve bu filozofların çevirilerini yapmıştır. Kendi fikriyatını da hafife almak doğru olmaz. O Türkiye’de felsefeye somut şekilde katkı yapmış ender insanlardan biridir. ODTÜ ve Ankara Siyasal’da dersler veren Ulus Baker, son zamanlarda yaşayan en büyük fikir işçisi olarak tanımlanabilir. Kendisi 2007 yılında vefat etti.

 

10-Ahmet Mithat Efendi

Osmanlı’daki modernleşme çabalarının olduğu yıllarda kendisine “yazı makinesi” denilen Ahmet Mithat Efendi, tarihimizin en önemli aydınlarından biridir. Gazete yazılarının tespit edilmesi hemen hemen imkânsızdır. Ekonomi’den toplumsal hayata, kadın meselelerinden tarih meselelerine, coğrafya, astronomi, biyoloji, fizik ve felsefeye kadar pek çok konuda ilim içerikli ve topluma yön veren yazılar yazmıştır. Müellif ve münevverimiz, “hâce-i evvel” (ilk öğretmen) lakabıyla da ünlenmiştir.


Yazara İlişkin

İhsan Uzun



Yoruma açık değil.

YUKARI ↑

Paylaş