"Sana bir türkü söyleyeyim
Güzel olmasın gerçek olsun"
turgut uyar - kıştan kalan soğukluk


Genel istanbul

Tarih: 11 Şubat, 2015 | İhsan Uzun

0

Bizi İstanbul'a Aşık Eden 10 Şiir

Dünya üzerinde uğruna şiirler yazılmış, adı şiirlerle yüceltilmiş çok az şehir bulunmaktadır. Bu şehirlerin başında da İstanbul gelmektedir. Dünya üzerinde uğruna en fazla şiir yazılmış şehir olma gururunu yaşayan İstanbul, bu haseple bir edebiyat başkenti olmayı hak etmektedir. Dilersiniz şimdi İstanbul için yazılmış en nadide şiirlere ve şairlerine bir göz atalım.

 1) Attila İlhan

asas

Bir İstanbul aşığı olarak bilinen Attila İlhan, 1925 yılı ile 2005 yılı arasında geçen ömrünün ciddi bir kısmını İstanbul’da geçirmiştir. Roman, deneme, eleştiri gibi pek çok edebi türde eserler ortaya koyan İlhan, daha ziyade şair tarafıyla tanınır. İlhan’ın İstanbul ile ilgili güzide eserinden bir parça:

 

“Kanatları parça parça bu ağustos geceleri
Yıldızlar kaynarken
Şangır şungur ayaklarımın dibine dökülen
Sen
Eğer yine İstanbul’san”

 

 2) Bedri Rahmi Eyüboğlu

bed

Türk Edebiyatı’nın ve Türk sanatının güzide isimlerinden Bedri Rahmi Eyüboğlu, hayatının bir bölümünü Paris’te geçirmiştir. Özellikle Paris günlerinde daha ziyade hissettiği İstanbul sevdasını eserlerine yansıtmıştır. İstanbul sevgisini yansıttığı şiiri ise şu şekilde başlamaktadır:

 

“İstanbul deyince aklıma martı gelir
Yarısı gümüş, yarısı köpük
Yarısı balık, yarısı kuş
İstanbul deyince aklıma masal gelir
Bir varmış, bir yokmuş
İstanbul deyince aklıma Gülcemal gelir
Anadolu’da toprak damlı bir evde
Gülcemal üstüne türküler söylenir
Süt akar önce musluklarından
Direklerinde güller tomurcuklanır
Anadolu’da toprak damlı bir evde çocukluğum
Gülcemal’le gider İstanbul’a”

 

 3) Cahit Sıtkı Tarancı

indir

35 yaş şairi olarak tanınan Cahit Sıtkı, İstanbul’u anlatırken özgürlükten bahseder. Bir kuş olarak semalarında uçtuğu şehir, onun için bir gökyüzü mahallesi mahiyetindedir. Sanatçının sevdiği kentte değil de Viyana’da hayata gözlerini yumması da ayrıca ilgi çekici bir ayrıntıdır.

 

“Yuvası saçakta kalan kırlangıç
Yavrusu dallara emanet serçe
Derken camiler üstünde güvercin
Minareler katından geçiyorum
Gökyüzü mahallesi İstanbul’un
Süt beyaz bir martıyım açıklarda
Gemilere ben yol gösteriyorum
Buğday ve ilaç yüklü gemilere
Bir kanat vuruşta bulutlardayım
Bir süzülüşte vatanım dalgalar”

 

 4) İlhan Berk

150310121338_ilhan_berk_624x351_bbc_nocredit

Tasvir manasında en başarılı İstanbul şiirinin sahibi sayılabilecek İlhan Berk, şehri bir hüzün ve keşmekeş şehri olarak betimliyor. Ona göre İstanbul, gerek şehir olarak, gerekse içerisinde yaşayan insanlar olarak sürekli bir hüznün ve karmaşanın şehridir.

 

“İşte kurşun kubbeler şehri İstanbul’dasın
Havada kaçan bulutların hışırtısı
Karaköy çarşısından geçen tramvayların camlarına yağmur yaşıyor
Yenicami, Süleymaniye arkalarını kirli bir göğe vermişler
Hiç kımıldamıyorlar
Ayasofya elleriyle yüzünü kapamış bütün iştahıyla ağlıyor
İnsanlar sokak sokak, çarşı çarşı, ev ev
İnsanlar sırt sırta, omuz omuza verip durmuşlar
boyunları bükük
Yorgun, asabi, kederli, kindar
Yığın yığın olmuşlar hepsi köprünün açılmasını bekliyor
Bir anda şehrin dört bucağına akacaklar
Bir anda iki ayrı kıtadaki insanlar gibi
Fatihliyle Beşiktaşlı sarmaş dolaş olacaklar”

 

5) Nazım Hikmet Ran

nazim-9

Nazım asıl itibariyle bir İstanbul şairi olarak nitelendirilmez. Ancak Nazım’ın bir memleket sevdalısı olması ve ‘Ceviz Ağacı’ şiirini yazmış olması bile İstanbul şairleri arasında gösterilmesine yeter. Memleketini çok sevmesine rağmen mezarı hâlâ Rusya’da bulunan nazım, bu özelliğiyle de edebiyatımızın en çilekeş sanatçıları arasında yer almaktadır.

 

“Başım köpük köpük bulut
İçim dışım deniz
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda
Budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl
yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril
Yapraklarım elimdir, tam yüz bin elim var
Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul’a
Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım
Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul’u
Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında”

 

6) Yahya Kemal Beyatlı

yahya

İstanbul şiirleri deyip de Yahya Kemal’den bahsetmemek elbette mümkün değildir. Edebiyatımızda ‘İstanbul Şairi’ olarak tanınan Yahya Kemal’in ‘Aziz İstanbul’ şiiri, İstanbul şiirleri arasında özel bir yere sahiptir.

“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul
Görmedim, gezmedim, sevmedim hiçbir yer
Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfince kurul
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer
Ah nice revna bu şehirler görülür dünyada
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan
Yaşamıştır derin, en hoş ve uzun rüyada
Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan”

 

İstanbul şehri o kadar fazla sayıda şiire mazhar olmuş bir şehirdir ki tamamını kaleme alabilmek mümkün değildir. Dilerseniz birkaç örneği daha sıralamaya çalışalım.

 

7) Yavuz Bülent Bakiler

qew

“Seninle yağmur başlıyor iplik iplik
Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden
Martılar konuyor omuzlarıma
Gözlerin İstanbul oluyor birden
Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım
Şiirlerim rüzgârdır uzak dağlardan esen
Durgun sular gibi azalacağım
Bir gün birdenbire çıkıp gelmesem”

8) Orhan Veli

orhanveli

 

“İstanbul’da, Boğaziçi’nde
Bir garip Orhan Veli’yim
Veli’nin oğluyum
Tarifsiz kederler içinde
Urumelihisarı’na oturmuşum
Oturmuş da bir türkü tutturmuşum
İstanbul’un mermer taşları
Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları…”

9) Necip Fazıl Kısakürek

necip

“Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler
Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler
Eyüp öksüz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu
Adada rüzgâr, uçan eteklerden sorumlu
Her şafak hisarlarda oklar çıkar yayından
Hâlâ çığlıklar gelir Topkapı Sarayı’ndan
Ana gibi Yâr olmaz, İstanbul gibi diyar
Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar
Gecesi sümbül kokan
Türkçesi bülbül kokan
İstanbul
İstanbul”

10)  Nedim

sair-nedim

 
“Bu şehri Stanbûl ki bî- misl ü bahadır
Bir sengine yek- pare Acem mülkü fedâdır”

(Bu İstanbul şehri öylesine eşsiz bir değerdedir ki paha biçilmez
bir taşına bütün Acem mülkü feda olsun)  


Yazara İlişkin

İhsan Uzun



Yoruma açık değil.

YUKARI ↑

Paylaş