"Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu."
franz kafka - dönüşüm


Genel

Tarih: 12 Şubat, 2015 | İhsan Uzun

0

Edebiyat Tarihinin En Önemli 6 Bilim Kurgu Romanı

Bilim kurgu denince akıllara şüphesiz fantastik ve doğaüstü olaylar gelmektedir. Ancak edebiyat dünyasında bilim kurgu, salt fantastik öğelerden oluşmaz. Çünkü edebiyatın aynı zamanda okuyucuya bir şeyler kazandırma gayreti bulunmaktadır. Dolayısıyla bilim kurgu romanlarda kurgunun altında mutlaka bir mesaj da saklı olmaktadır. Bunun en iyi örneğini George Orwell’in 1984’ünde görebiliriz. Dilerseniz şimdi bilim kurgunun sınırlarında dolaşmaya başlayalım ve eserlerimize geçelim.

1. George Orwell – 1984

Bilim kurgu roman denince akla gelen ilk eserlerden biri olan 1984, George Orwell’in dünyaya bıraktığı en önemli mirasıdır belki de. 3. Dünya Savaşı henüz sona ermiştir. İngiltere, Amerika ve yakın adaları içerisine alan büyük bir Okyanusya devleti kurulmuştur. İki kutba ayrılan dünyada Okyanusya büyük bir güç halindedir. Yönetim biçimi despotik komünizm olan Okyanusya’da neredeyse her türlü insani aktivite yasaktır. Kitap okumak, hobi sahibi olmak, âşık olmak vb. gereklilikler, yönetim tarafından yasaklanmaktadır. Yönetimin tek isteği, kendisine sorgusuz bir bağlılıkla bağlı olan halkın çalışması ve savaşı finanse etmesidir. İnsanlar, evlerinde yer alan bir iletişim cihazı vasıtasıyla sürekli olarak kontrol altında tutulmaktadır. En ufak bir başkaldırı dahi ölümle neticelenmektedir. Tüm bu iptidai koşullarda kahramanımız Winston Smith gizli gizli insani yaşama arzusu gütmektedir. İşyerinde karşılaştığı bir kadınla ilişkiye girer. Küçük kaçamaklarla ilişkisini sürdürmeye çalışır. Eserin tamamını özetleyip okumak isteyenlerin heyecanını kaçırmak istememekle birlikte, bilim kurgunun ve despotizmin iliklerde hissedileceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kitap, ismine hürmeten 1984 yılında beyaz perdeye de uyarlanmıştır. Sinema versiyonu her ne kadar roman seviyesinde etkili olamasa da romandan sonra izlemek, oldukça ilgi çekici olacaktır. Ayrıca kitabın sosyalizme ve despotizme bir eleştiri niteliğinde olması, Sovyetler Birliği’nde yasaklanmasına sebep olmuştur. Bir kitabın herhangi bir ülkede yasaklanmış olması dahi okunmaya değer bir şeyler barındırdığının işaretidir.

 

2. H. G. Wells – Dünyalar Savaşı

Bilim kurgu edebiyatının bir diğer önemli şahsiyeti ve eseri ise H. G. Wells ve eseri Dünyalar Savaşı’dır. 1800’lü yılların sonlarında bu çapta bir bilim kurgunun düşünülebilmiş olması bile eseri başarılı kılmaktadır. Eserde Mars’tan Dünya’yı istila etmek amacıyla gelen yaratıklar konu alınmaktadır. Geliş yöntemleri ise meteor yağmuru izlenimi uyandırarak silindirik araçlarını dünya yüzeyine indirmek şeklindedir. Dünyaya inmeleri ile birlikte insanoğlunun neslini tüketme faaliyetlerine başlarlar.

Yazılışından 100 yıl sonra beyazperdeye uyarlanan bu başyapıt, sinemaseverlerce de çok beğenilmiştir.

 

3. Stainslaw Lem – Solaris

Solaris denince pek çoğumuzun aklına 1970’lerde yapılmış bir film gelecektir. Solaris filmi, Stanislav Lem’in Solaris adlı bilim kurgu romanından uyarlama bir filmdir. Eserde her ne kadar bilim kurgu öğeler ağır bassa da kitabın çok daha derin bir muhtevası vardır. Özellikle felsefe, din ve psikoloji üzerine derin tespitlerin yapıldığı eserde hikâye, Solaris adlı bir gezegenin araştırılması üzerine kurulmaktadır. Garip bir gezegen olan Solaris’e araştırma yapmak üzere bilim insanları gönderilir; ancak ilginç olaylar birbirini takip eder. Eser, ‘bilim kurgu bahane, felsefe şahane’ denecek tarzda bir yol izlemektedir.

 

4. Stainslaw Lem – Aden

Bilim kurgu edebiyatı ile ilgili konuşurken Stanislaw Lem’in iki eserinden arkası arkasına söz etmekte hiçbir sakınca görmemekteyiz. Çünkü Lem, bilim kurgu edebiyatın en önemli temsilcileri arasında yer almakta ve tüm dünyaca takdire değer bir sanatçı olarak görülmektedir. Özünde, daha önce de belirttiğimiz üzere, Stanislaw Lem’in eserlerinde bilim kurgu, hikâye kurabilmek için kullanılan bir araçtır; asıl amaç ise hikâyenin içerisinde din, felsefe ve psikoloji alanlarında bir şeyler söyleyebilmek ve mesajlar verebilmektir. Aden’de de bu amaçla hareket edilmiştir. Aden, adından da anlaşılacağı üzere dini birtakım meselelerin üzerine gidilen bir eserdir. Hikâyede bir uzay gemisi bilinmeyen bir gezegene zorunlu iniş yapar. Gezegende araştırmalar yapmaya başlarlar ve terk edilmiş bir fabrikaya rastlarlar. Bu, gezegende bir medeniyet olduğunun kanıtıdır. Aden ismi ise dini içeriğine işaret etmek üzere özellikle seçilmiştir.    

 

5. Suzanne Collins – Açlık Oyunları

Bilim kurgu edebiyatı anlatılırken popüler kültür öğelerine değinmeden geçmek elbette düşünülemezdi. Dolayısıyla modern sinemaya uyarlanmış son dönem popüler eserlerinden birine de değinmek istedik. Nehir roman türünün en tutulan bilim kurgu eserlerinden olan Açlık Oyunları, 3 romanlık bir seriden oluşmaktadır. Hikâyeye göre insanlar, koloniler halinde yaşamakta ve Capitol adlı şehirde yaşayan yöneticiler tarafından yönetilmektedir. Her yıl düzenli olarak her koloniden bir kız bir erkek yarışmacının katıldığı bir turnuva yapılmaktadır. Turnuvada amaç, hayatta kalmaktır. Son bir kişi kalana dek oyunlar devam edecektir. Yöneticilerin despotizmi dolayısıyla George Orwell’in 1984’üne benzetilen üçleme, film uyarlamasıyla tüm dünyada geniş bir ilgi uyandırmıştır.

 

6. H. G. Wells – Zaman Makinesi

Bilim kurgu denince akla gelen en meşhur konu, elbette ki zaman makinesi temasıdır. Fikri ortaya atan ve ilk eseri kaleme alan H. G. Wells çoğu insan tarafından tanınmıyor olmasına rağmen, zaman makinesi kavramının çıkmasına vesile olmuştur denebilir. Yazarın Zaman Makinesi eserini 1895 yılında kaleme alması da ayrıca takdire şayandır. Yayınlanmasının ardından gerek edebiyat dünyasında, gerekse sıradan halkça büyük bir ilgiye mazhar olmuştur. Sayısız beyazperde ürünü, Wells’in Zaman Makinesi eserinden ilham alınarak sahnelenmiş, dünya üzerinde milyonlarca insan hikâyenin gerçek olabileceğine inanmışlardır.


Yazara İlişkin

İhsan Uzun



Yoruma açık değil.

YUKARI ↑

Paylaş