“Şuramda bir şeyler var
Sahiden bir şeyler var
Haykırmadan anlatamam”
turgut uyar - kavşakta


Kitap kırmızı-saçlı-kadın_dante-rosetti

Tarih: 22 Mart, 2016 | emreozturk

0

Orhan Pamuk’un Yeni Romanı Kırmızı Saçlı Kadın’dan 8 Alıntı

Kırmızı Saçlı Kadın,Nobel ödüllü  yazar Orhan Pamuk‘un geçtiğimiz aylarda Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan yeni romanı. Pamuk’un kitaplarından aşina olduğumuz üzere İstanbul temalı roman, bizi 30 yıl öncesinde yaşanmış sarsıcı bir aşkın peşinden sürüklüyor. Liseli bir gencin Kırmızı Saçlı Kadın‘a duyduğu derin aşk ve kuyu kazan Mahmut Usta üzerinden;baba ve otoriterlik,babasızlık ve özgürlük,eski ile yeninin çatışması,doğu ile batının farkları ve bunların karakterler üzerine etkisi anlatılıyor. Sophokles‘in Kral Oidupus‘u ile Firdevsi‘nin “Rüstem ve Sührab“ı ise romanda ayrıca önemli bir yer tutuyor.

Orhan Pamuk‘un bizi geçmişle bugün arasında bir gezintiye çıkardığı bu yeni romanını sizler için okuduk ve Kırmızı Saçlı Kadın‘ın en güzel yerlerini alıntıladık.

1.”Beton dökerken;televizyonu aküye bağlarken;çıkrığın planını çizerken tam bir mühendis gibi düşünüp davranan birinin, bu efsane ve masalları, kendisi de gerçekten yaşamış gibi anlatabilmesi beni büyülerdi.”

saaa

 

2.”Bazan da birlikte kitap okuyup, sonra öpüşüp seviştiğimiz geliyordu gözümün önüne. Gençliğinde bir ideal için birlikte heyecanla kitap okuduğu kızla daha sonra evlenmek, babama göre en büyük mutluluktu. Bir başkasının mutluluğundan söz ederken babam bir keresinde anneme böyle demişti.”

Aurelia

3.”Evinin kapısındayken gördüğüm hızlı hareketleri,küçük elleri,uzun boyu,yuvarlak dudakları ve yüzündeki şefkatli ve kederli ifade hep aklıma geliyordu. En çok gülerken yüzünde beliren alaycı ifade beni etkilemişti.”

qwq

4.”Sanki bir suç işlenmişti ve sayısız yıldız ve cırcır böceği suçumuza tanık olduğu için arada önümüze bakıyor susuyorduk.”

aqa

 

5.”Kimse sizi gözlemiyorsa, içinizdeki gizli ikinci kişi dışarı çıkıp dilediği şeyleri yapabilir.”

awa

 

6.”En son kestirmeyi yaparken, otlar arasında telaşla yolumun üzerinden uzaklaşmaya çalışan bir kaplumbağanın önce hışırtısını duydum sonra da kendisini gördüm. Mahmut Usta ile benim yürüye yürüye açtığımız küçük yolda ayrılıp sağa sola gitse , otlar arasında gizlenecekti. Ama bunu akıl edemiyor, benim gideceğim yolu bir kader gibi seçmiş telaşla kaçmaya çalışıyordu. Ben de aynı şeyi yapıyor, kaderimden kaçayım derken, yanlış bir yolda boşu boşuna yürüyor olabilir miydim?”

aza

7.Korkunç İvan’da pişmanlık duygusuyla birlikte oğluna karşı aşırı bir sevgi,şefkat de hissediliyordu. Bu çelişkili ruh hali bana babamın dikkatimi çektiği, yetenekli ve eleştirel sanatçı ve şairler için devlet büyükleri tarafından sık sık tekrarlanan korkunç bir sözü hatırlattı:

“Şairi önce asacaksın, sonra darağacının altında ağlayacaksın.”

1729258e6063ef0f30ce94a19ca131cd

8.”Işıklarının yanması evde olduğu anlamına gelmez.” dedi her şeyi düşünebilen Serhat. “Enver hayatta yalnızlığı seçmiştir. Gece sokaklara çıktığı zaman da ışıklarını açık bırakır ki hem hırsızlar ve kötü niyetliler evde biri var sansın, hem de eve dönünce ne kadar yalnız olduğu aklına gelmesin.”

asa

 

 

Tags: , ,


Yazara İlişkin

emreozturk

En iyi sos açlıktır.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

YUKARI ↑

Paylaş