"Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır, ben onu kaybettim."
sabahattin ali - kürk mantolu madonna


Genel ot dergi sayı 24

Tarih: 27 Şubat, 2015 | İhsan Uzun

0

OT Dergisi Sayı 24 – Altını Çizdiğim Yerler

İlk çıktığı günden itibaren takip ettiğim tek dergi olan OT dergisi, hem mizahı, hem de dokunaklı edebiyat sayfalarıyla bazen güldürürken bazen bizi hayattaki olan/olacak olaylarla baş başa bırakıyor. Ustalara saygıyı ihmal etmeyen dergi yönetimi bugüne kadar birçok ustaya sayfalarında yer verdi. Yaşar Kemal’den Peride Celal’e, Leyla Erbil’den Vedat Türkali’ye, Atasoy Müftüoğlu’ndan Ahmet İnam’a kadar birçok usta bu sayfalarda bizlere hitap etti sözcükleri vasıtasıyla. Derginin ömrü uzun olur umarım. İyi okumalar dilerim sevgili okurum.

1-Georges Wolinski

-Ölümsüzlük tembelliğe yol açar, çünkü ölümsüz olanlar, bugün yapacakları her işi yarına erteler.

-“FARKLI DÜŞÜNCELERE ÖLÜM”

-Şu pankartı ben size ateş ederken tutabilir misiniz lütfen?

-Sizin için bir sakıncası yoksa ben tüfeği tutayım.

 

Georges Wolinski

 

 

2-Nermin Yıldırım – Paris Mezarlığı

-Ölülere hürmet ettik, peki ya dirilere?

 

3-Tarık Tufan – İbretiâlem

-Âşık olduğu kadın ölünce, kendisi de ayakta, aramızda olduğu halde gerçekte olmuş olan erkekler vardır; kalbi atar nefes alır, siz onları hayatta, bir biçimde yaşıyor sanırsınız ama kadın giderken erkeğinin en hayat dolu yanını da alıp gittiğinden birlikte ölmüşlerdir. Aynı tabuta, aynı mezara sığamadıklarından, biri toprakta biri aramızda kalmıştır.

 

4-Burak Aksak – Cosmos

Her şey bir denge meselesi. Âşık oldun diye galaksinin dengesini bozmaya ne hakkın var? İşte büyük âşıkların kavuşamamasının asıl sebebi budur. Kavuşsalar yer yerinden oynayacak, tüm düzen bozulacak.

 

5-Teoman röportajından…

-Ben hemen meşhur olmadım, otuza kadar süründüm. Çok fazla hayal kırıklığı ve gelecek kaygısı… Müzikte bir yere gelme umudum yoktu, başka işler mi yapsam diyordum. Oradan buraya geleceğimi tahmin etmemiştim.

-Şöhret denilen şey aslında çok kalabalık olmak anlamına geliyor.

 

6-Merve Nazik – Sigara(eril)/Küllük(dişil)

Küllük yanmaz, bu yüzden küllüktür.

 

7-Kemal Varol – Acayip Ölmek Lazım

“resmini astılar işlek yerlerine kentin/ çarşı içinde bir zaman daha konuşuldun/ su, sarnıçlardan bakraçlara çekiliyordu/ güze hazırlanıyordu kızlar, dağlar dalgındı/ gençtim, olur olmaz huylanışını sevdim en çok!”

 

8-Erdem Aksakal – Beyazımtırak

Akşama kadar top oynamak, zıp zıp ip atlamak, Tommiks-Teksas okumak, bütün gün televizyon izlemek, kapıyı kapatıp odadan çıkmamak en büyük günah mertebesine yükseldi.

 

9-Mahir Ünsal Eriş – Öfke

İnsan bir şeyi yalnızca bir kez kazanır. Daha sonra hep daha büyüğünü kazanmak ister. Çünkü hep aynı şeyi kazanmak, kazanmak sayılmaz. Ama kaybetmek hep kaybetmektir. Bunu en iyi hayatta kaldığı her günü kâr sayanlar bilir.

 

10-Başak Buğday – Babam Yaşasaydı Hepinizi Döverdi

Zaten bir parantez içi kadar güvenli,

üç nokta kadar vaadkâr…

kaç kişi, kaç yer, kaç zaman

kaldı ki şu hayatta?

 

11-Ferhan Şensoy röportajından…

Bir dönem yarattığım karakterlerin konuşmaları dillere pelesenk olmuştu, mesela “Osmaann” gibi. Bu komik bir şey, halbuki ben hayatımda böyle konuşan biri değilim ki. “Herıld yani” vardı mesela. Tabii bu benim icat ettiğim bir şey değildi. Heralde’nin İngilizce okunuşu gibi oldu. İnsanlar da sevdi. “Pardon yani” vardı mesela Varsayalım İsmail’in. Bu öyle bir şey oldu ki kolay iki kelime gibi ama sanki kendi içinde bir felsefe barındırıyor gibi. Turnenin birinde kahvede rastladığım bir adam anlattı, ardından da “pardon yani” dedi, “bak ne kadar haklıyım” gibi.

 

12-Sıddık Akbayır – Soğuk Bir ‘Unut Gitsin Mavisi’

(Yazı Tezer Özlü içerir)

Güner Sümer’den sonra yönetmen Erden Kıral’la Haziran 1968’de evlenir. Kocasını, iyi bir sinemacı olması için bir öğrenci gibi çalıştırır. Erden Kıral’la evliliğinde kendi sanatına giderek daha az zaman ayırabilir duruma düşmesi, Tezer Özlü’yü bu ilişkiden soğutur. 22 Mayıs 1984’te Leyla Erbil’e yazdığı mektubunda bu evliliğin bitiş öyküsünü şöyle anlatır: “Herkesle beni aldattı, ben de onu herkesle aldattım. Benim boşanmam nedeniyle her şeyi rahatlıkla konuşabildik, açıldık. Bu boşanma, ikimizin ilişkisini, bir araya gelsek de gelmesek de, her türlü yalandan arındırdı.”

 

13-Kaan Koç – Rövaşata Requiem

En dikkatli olmanız gereken anda göğün bir atlı karınca gibi ışıl ışıl döndüğü oldu mu tepenizde?


Yazara İlişkin

İhsan Uzun



Yoruma açık değil.

YUKARI ↑

Paylaş